Zingara Coburg

1
Mehmet Ünver, Mehmet Unver, Mehmet Uenver
ZİNGARA COBURG

M. Mehmet Ünver

ISBN:
Sayfa Sayısı:
Baskı Tarihi:
Yayınevi:
12.12.2004 / Coburg

Çözüm bekleyen, bir tek insanın sorunu, aslında bir bütün insanlığın sorunudur. Bu tam anlaşılmadığı içindir ki dünyada yaşam bir cehenneme dönüştürülmektedir. Güzel olan her şey bir rüya ya da temenniden öteye geçmemektedir. Halbuki insan dünyada toplumun ve yaşamın bir parçasıdır, hatta “insan evrenin bir parçasıdır” bile denebilir. Hasta, ağlayan, mutsuz olan insan da hâliyle evrenin bozuk parçasıdır. Evren er ya da geç bu bozuk parçanın zararıyla karşı karşıya gelerek yüzleşecektir.

Zingara, toplum denen insanlığın gerçek ulaştığı medeniyetin göstergesidir. Onsuz her dönem ve her çağ eksik kalmaya devam edecek, aşk hiçbir zaman dünyaya inmeyecek, hep romanlarda kalmaya ve yaşanmaya devam edecektir.

Zingara, basit bir konu ya da bir intikam romanı değil, evrenin eksik ve bozuk parçasıdır. Evrene karşı kendisini duyarlı hissedenlerin görmekten kendilerini alamayacakları tarihi bir gerçekliktir. Cesareti ve adaleti olanların okuyup anlayabilecekleri bir mahkeme vakası, aynı zamanda yanlış kararları temyiz için de bir şanstır.

“Hayat sadece bir tiyatro oyunudur ve Coburg da benden başka herkesin acemi olduğu küçük bir sahne… Ne olursa olsun Zingara’nın ölmesine asla izin vermeyeceğim!”
“Hayat bir gökkuşağı gibi farklı renklerden ibaretti ancak, tüm renkleriyle bir bütün ve güzel olabilirdi. Bazı hayatlardan bir renk çalınmış, eksik ve yeri boş duruyordu. O eksik rengi ancak bir Zingara tamamlayabilirdi… Dünyada her şey vardı, olmayan tek şey; Zingara’ydı.“
“Büyük yangınlar nedense hep küçük kıvılcımlarla başlıyor. Demek ki insan büyük, küçük demeden yakan her şeyden kendisini korumak zorundadır. Söndürülmesi en güç yangınların kaynağı bile çoğu zaman o ciddiye alınmayacak kadar küçük gördüğümüz kıvılcımlarmış… Aynı şekilde; büyük kazalar bile küçücük hatalardan kaynaklanır. Yani senin anlayacağın, küçücük nedenler bazen tahmin edilmeyecek kadar büyük sonuçlar doğurur. İster iyi ister kötü gerçek bu. Hayat bir bilmece gibidir. Sorunun cevabı ne kadar basit olursa olsun, arar bulamazsın. Soruyu sorana “cevabını sen söyle” dersin. O cevabı sözledikten sonra insana düşen tuhaf bir şaşkınlık olur ve yine tuhaf bir tebessümle “Ah ya!” der. Hepsi bu kadar…“

1
Hinterlasse einen Kommentar / YORUM YAZIN!

avatar
  Abonnieren  
neueste älteste meiste Bewertungen
Benachrichtige mich bei
Sandra
Gast
Sandra

Hallo Rosi!! Ich habe deine Geschichte gelesen, sie ist sehr traurig, ich habe gar nicht gewusst das du ein so schweres Leben hattest!! Ich glaube so wie es mir geht, geht es vielen Menschen, sie schätzen dich einfach falsch ein!! Es freut mich das Du eine Weg mit Perspektive gefunden hast!! Du bist scheinbar eine sehr starke Frau, mach weiter so dann kann dir auch niemand mehr weh tun!! Und… Weiterlesen »